-
İshak PEKGÖZ
Tarih: 05-03-2026 17:40:00
Güncelleme: 05-03-2026 17:40:00
Değerli okurlarım,
Ramazan, paylaşmanın ve dayanışmanın en yoğun hissedildiği zaman dilimidir. İftar sofraları sadece yemek değil; vicdan ve merhametin de göstergesidir.
Ne var ki bazı kurumların düzenlediği iftarlar bu ruhu yansıtmaktan uzak. Gösterişli salonlarda, ihtiyaç sahiplerinin bulunmadığı sofralar kuruluyor. Kamu adına kullanılan yetki, kamu yararına değil; kurumların imajına hizmet ediyor.
Bu durum hem kul hakkı ihlali hem de toplumsal güvenin zedelenmesi anlamına geliyor.
Kur’an’ın “emaneti ehline vermek” ve “israf etmemek” ilkeleri, modern yönetimde şeffaflık ve hesap verilebilirlik olarak karşımıza çıkıyor. Yetkiyi vitrine dönüştürmek, bu ilkelerin açıkça ihlalidir.
Ramazan sofralarının amacı, ihtiyaç sahiplerini gözetmek ve dayanışmayı güçlendirmektir. Oysa kimi zaman bu sofralar, medyada görünür olma çabasına indirgeniyor. Küçük yerleşimlerde aynı karelerin tekrar tekrar sunulması, toplumda hoş karşılanmayan bir algı yaratıyor.
Unutulmamalı: Yetki bir ayrıcalık değil, sorumluluktur. Ramazan sofraları gösteriş için değil; dayanışma için kurulmalıdır.
Yetkiyi israf edenler, aslında toplumun vicdanını israf etmektedir. Bu israf hiçbir bütçede görünmez; ama kalplerde derin bir iz bırakır.
Hayırlı Ramazanlar
- Kalabalıklar İçinde Yalnızlaşan İnsan ve Bayramın Unutulan Ruhu
- Aksaray Üniversitesi: Bilimle İrfanı Buluşturan Üniversite
- Hayal ile Hakikat Arasında
- Hayatın Tekrarsız İmtihanı
- Görev mi, Başarı mı?
- Ulaşılmaz Oldular, Görmezden Geldiler
- Maskelerin Ardında
- ÖVGÜNÜN GÖLGESİNDE
- OKUL YETMEZ Mİ? MİLLÎ EĞİTİM AKADEMİSİ ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?
- Görünmez Kapı
- Sanatı Yok Sayan, Kimliğini Yok Sayar
- Engelliye Engel Otopark !